Bugün 25.09.2017 - Sitemize Hoşgeldiniz
Önceki Haber
Sonraki Haber
“Amacım Hoş Bir Seda Bırakmaktır Gönüllerde”


Bu albümün yeri gönüllerdir, yüreklerdir, vicdanlardır, diyen Hakan Taha ile Marmara Müzik’ten çıkan ilk albümü “Bir Masal Gibi” üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Röportaj: Ziya GÜNDÜZ

Öncelikle şu sorudan başlamak istiyorum. Müzik hayatına ne zaman başladınız. Bize müzik serüveniniz kısaca anlatır mısınız?

Ortaokul yıllarında marşlar ezgiler söyleyerek başladı her şey… Taa o günlerden bugünlere kadar uzanan bir süreç… Küçüklüğümde sahnelere çıkar programlardabana vokalde eşlik eden yaşça benden büyük abilerimle ezgiler marşlar söylerdim. Okul korolarıda zaten olmazsa olmazlardan biriydi. Derken yirmili yaşlarda radyoculuk serüveniyle birlikte bu işin mutfak kısmına da adım atmış olduk. Bu vesileyle birçok sanatçıyla tanışma imkânı da buldum. Birçok sanatçı arkadaşımızın albümüne hem söz, beste hem de vokal olarak destek oldum. Bunları severek, isteyerek yapıyorum. Sonuçta insan yaptığı şeyi severse hem onda başarılı olur hem de o işe faydası olur. Müzikte benim için böyle bir şey. Sevdiğim, istediğim ve hep hayatımda var olmasını istediğim bir şey. Bu yüzden müziğe olan tutkum çok başka. Hayata daha anlamlı bakmanızı sağlıyor müzik. Daha olgun, daha manalı, daha anlamlı. Ayağı yere basan, sağlam bir müzik anlayışınız varsa zaten bu işin uzun soluklu olacağı az çok belli olur.Bu yüzden çok uzun bir serüvenin çok kısa özetini bu şekilde aktarabilirim.

 

“Bir Masal Gibi” ilk albümünüz, böyle bir albüm yapma fikri nasıl doğdu?

 

Evet, bu ilk albümüm. Böyle bir albüm yapmaya madden, manen, fikren ve zikren hazır olduğumuzda karar verdik. Eserler, sözler ve birikimler artık sizi bir şey yapmaya zorluyor. İnsan aslında yapmış olduğu şeyi, uğraş verdiği şeyi taçlandırmak istiyor. Böyle bir cümle kurarsak daha anlamlı olacağını düşünüyorum. Bugün bir yönetmen, bir ressam, bir hoca uğraş verdiği alanlarında mutlaka bir güzellik ister. Yönetmen kaliteli bir film yapabilmeyi, ressam iyi bir resme imza atabilmeyi, hoca ise meclisinde güçlü ve samimi bir cemaat ister. Sanatçı da öyle.  Kalbiyle, ruhuyla ortaya çıkardığı eserlerini dinleyenleriyle, sevenleriyle, takipçileriyle paylaşmak ister. Bu sanatkârın en doğal hakkıdır. Biz de bu hakkımızı bu şekilde kullanmak istedik. İstedik ki, hoş bir sada bırakalım gönüllere. Çok şükür buna da nail olduk.

 Bu albümün hedefi nedir?

Büyük bir iddiam ve hedefim yok lakin bu ortaya çıkarmış olduğumuz albümün herkese ulaşmasını istiyorum. Çünkü bu albümün yeri gönüllerdir, yüreklerdir, vicdanlardır. Biraz su serpmektir susamışlara. Biraz inkişaf etmektir paslanmış ruhlara. Biraz derinlerde aratmaktır mercanları. Kimseyi dışlamadan, kimseleri hor görmeden, herkesi ama herkesi kucaklayarak onlara müziğin tılsımlı dünyasını tattırmak, onlara müziğin iyi tarafını göstermek.  Her ezgimizde birilerinin mutlaka düşünebileceği, tefekkür edebileceği manalar, besteler ve sözler var. Eğer bu minvalde birileri bu müziğimize kulak verirse bence güzel bahtiyarlık bu.

Sizin ezgi albümünüzün diğer ezgi albümlerinden farkı nedir?

Ben dünyaya, olaylara ve hayata geniş pencereden bakmayı seven biriyim. Dar kalıp düşünme ve basmakalıp düşünceler benim dünyamda yok! Bu müzikte de öyle! Sadece belirli kitleye değil her kitleye hitap etmenin daha iyi olacağını düşünüyorum. Her eserimde üç beş kelimeye ya da birkaç cümleye sığdırıyorum söyleyeceklerimi. Yani istiyorum ki bazı şeyleri ulu orta söylemeyeyim. Onlarıarayan bulsun!  Arayan buluyor yani. Bu da ayrı bir meziyet. Ben farklılığı seviyorum. Ki böyle olmalı insan. Böyle olsun insan. Ben fikrimle, farkındalığımla buradayım diyebilsin! “Diğer ezgi albümlerinden farkı nedir albümünüzün ”sorusuna gelecek olursak, biraz önce bahsettiğim şeylerin müzik hali diyebiliriz. Yani klasikleşmiş, herkesin aynı tarzda söylemeye çalıştığı şeyleri biraz daha zengin müzikle ya da tam tersi biraz daha serbest bir duruşla yansıtmaya çalıştık. Öyle yorucu, dinleyiciyi yoran bir müzik anlayışından ziyade daha mistik, daha melodik, daha tat veren bir albüm oluşturmaya çalıştık. Bunu da söyleyiş tarzımızla ve müzik aranjesiyle ortaya koymaya çalıştık.

Albüme ilgi ne durumda. Olumlu ve olumsuz eleştiri alıyor musunuz?

Valla albüm gerçekten çok sevilen bir albüm oldu. Kime düşüncelerini sorduysam herkesin takdir ederek övgüyle bahsettiği bir albüm oldu. Dinleyen zaten mutlaka tavsiye edeceğim diyor ve tavsiye ediyor da. Bu bir sanatçı için çok hoş bir şey. Demek ki diyorum herkes kendinden bir şeyler bulmuş. Olumlu bahsedenler gerçekten çoğunlukta fakat birkaç kişiyi geçmese de olumsuz görüşlerde var. Şöyle ki eserlerimde neden dini formatlı sözler ağırlıkta değilmiş? Ya da klasik beste yapılan konular neden azmış? Eleştirileri bu yönde. Aslında biraz önceki sorunuza vermiş olduğum cevapta bahsetmiştim. Yeri gelmişken tekrardan söylemek gerekli oldu. Buna da şöyle cevap vereyim. Ben her sözü uluorta ya da herkesin anladığı gibi söylemek istemiyorum. Gizem diye bir şey var. Ya da her dinleyende ayrı çağrışım yapan kelimelerin ve melodinin sırları var. İstiyorum ki dinleyici ama gerçekten candan, yürekten ve anlamaya çalışarak kulak veren dinleyici bunları kendi çözsün. Kendini o dünyanın içinde bulsun. Şimdi bizim adına ezgi dediğimiz müzik türü de bu zaten. Yani ezgiyi ilahiden ayıran en önemli fark bu. İlahi de her sözü açık açık belirtirken ezgide biraz daha kapalı hale getirirsiniz. O yüzden belki ilahinin dinleyicisi herkestir ama ezgi dinleyicisi herkes değil, özeldir.

Bu tarz albümlerin devamı gelecek mi?

Günümüzde albümler fast-food gibi. Çabuk tüketiliyor yani. Bu devirde albüm yapmanın da bin bir zorluğu olduğu da malum! Ama biz kendi tarzımızla oluşturmaya çalıştığımız müziğimizi bırakmak istemiyoruz. Onun peşinden gitmek hatta koşmak herkese ama herkese bu müziği, bu vicdanlı ve onurlu müziği sevdirmek istiyoruz. Her dinleyişte insanı apayrı dünyalara götüren, dinleyeni rahatlatan ve yürekleri fetheden bu müziği herkes dinlemeli. Bunun içinde bizler gayret edeceğiz inşallah.

Sizin aynı zamanda şair olduğunuzda biliyoruz. Bir şiir albümüde çıkarmayı düşünüyormusunuz?

Ezgi albümümden yaklaşık üç yıl evvel bir şiir kitabı çıkarmıştım  “Senden Bana Hüzün Kaldı” isimli. Yani şairlik dalında ortaya bir ürün koymuştuk. O da kitaba nasipmiş. Şiir albümüne gelince, öyle bir düşüncem olmadı ama belki ilerde çok ilerde jübilemizi bir şiir albümüyle yapabiliriz. Hani futbolcular jübilelerini yaparlar ya. Bizim ki de o misal.  Bir de şu var; biz yaptığımız işle aslında şiirle iç içeyiz. Güzel ve hisli şiirleri besteliyoruz.O yüzden ezgi albümlerimiz biraz da şiir albümüne benzeyen hislerle dolu.Tabi her ne kadar dinleyiciler tarafından şiir ayrı ezgi ayrı görünse de bizim için ikisi de bir. Şurası bir gerçek ki, şiir albümlerinde de ezgiler o şiirlere hayat veriyor. Daha ayağı yere basan bir hal almasını sağlıyor. Söylediklerimi toparlarsam sonuç şu, nasip..

Son olarak albüm hakkında neler söylemek istersiniz?

Albüm gerçekten titiz bir çalışma sonucu ortaya çıktı. Eşref Ziya prodüktörlüğünde güzel bir işe imza attığımızı düşünüyorum. Birçok aşamalardan geçtik. Her ne kadar bu mutfak kısmı diye tabir ettiğimiz şeye dinleyiciler şahit olmasa da sonuç olarak albümü elinizde tuttuğunuz zaman o yorgunluğunuzu unutuyorsunuz. Ben istiyorum ki kıymet bilinsin, sevilsin, bu emeğe saygı duyulsun ve dinleyicilerimizde kim olursa olsun eğer birini gerçekten takdir ediyorlarsa onların arkasında sağlam ve dik dursunlar. Bu özlediğimiz tablo çünkü. Albüm bizim gözümüzde küçük bir bebek gibi. Ona sevgiyle yaklaştıkça, onu dinledikçe, ona kulak verdikçe, bu küçücük bebek yürümeye koşmaya başlayacaktır. Sosyal medya alanlarında ve internette kliplerimiz, ezgilerimiz var. Mutlaka oradan izlesinler, dinlesinler ve takip etsiler bizi. Bu anlamda her şey daha özel ve daha güzel olacaktır. Ve ben yine son olarak size çok teşekkür ediyorum. Sizin vesilenizle nice gönüllere seslenme imkânı bulduk. Yapmış olduğunuz hizmetlerin artarak devam etmesini Allah’tan temenni ediyorum. Kaleminiz, kelamınız ve sağlam duruşunuz hiçbir zaman bozulmasın. Allah’a emanet olun. Selam ve dua ile. Allah’ın gülleri yakanızı bırakmasın.

********

Hakan Taha Kimdir?

25 Mayıs 1985 yılında Bursa’da doğdu. Aslen Giresunludur. 2006 yılında radyoculuk hayatına başlayan Hakan Taha birçok programın sunum ve yapımcılığını üstlendi. Radyoların birçok kademesinde görev yaptı. Yine birçok belediyenin, özel kurum ve kuruluşların program sunuculuğunu gerçekleştirdi. Özel gün, gece ve düğün merasimlerinde sahne aldı.

Hakan Taha 2011 yılında “Senden Bana Hüzün Kaldı” isimli şiir kitabıyla sevenleriyle buluştu. Bu edebi anlamda onun için ilk profesyonel adımdı. Birçok dergide ve gazetede şiir, deneme ve makaleleri yayımlandı. Kendine has üslubu ve yorumuyla yıllardır sahnelerde kendini yetiştiren Hakan Taha, 2014 yılının yazında bin aydan hayırlı olan manevi yönü çok büyük ramazan ikliminde Eşref Ziya prodüktörlüğünde, Marmara Müzik etiketiyle ilk solo albümünü çıkardı. Sanatçı, Marmara Müzik gibi kaliteli büyük bir ailenin bireyi olmaktan mutluluk ve onur duyuyor.

 

 

 

 

 

16.12.2014 11:09:04
ETİKETLER
YORUMLAR


Captcha image
ARKADAŞIMA GÖNDER
Adım Soyadım (*)

E-posta Adresleri


";" ile ayırarak birden fazla kişiye gönderebilirsiniz.
Yazacağınız e-posta adresleri başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Notum