Bugün 24.11.2017 - Sitemize Hoşgeldiniz
Önceki Haber
Sonraki Haber
Kırbıs Barış Harekatı'nın bilinmeyenleri!


Dönemin Sanayi Bakanı ABDÜLKERİM DOĞRU, "Kıbrıs Barış Harekatının arka Planı ve Siyasi Hatıralarım" başlıklı konuşmasında Harekat sırasında yaşadıkları ve siyasal hatıralarından örnekler verdi.

SERVER VAKFI; ÇARŞAMBA SOHBETLERİ'nde Kıbrıs Barış Harekatı'nın emrini veren Hükümetin Bakanlarından Abdulkerim Doğru'yu ağırladı.

CHP- MSP Koalisyon Hükümeti'nde Sanayi Bakanı olan Doğru, "Bizi yenemeyeceğini iyi bilen Batılılar farklı kılık ve oyunlarla yenmeye çalışıyor" dedi.

Doğru Kıbrıs Barış Harekatı sırasında yaşadıklarını şöyle anlattı:

Ben 1960 darbesinden sonra Menderes, idam edilince memeuriyeti bırakıp Almanya' ya gittim. Avrupa'yı öğrendim.
Orada iken Kıbrıs Meselesi gündeme gelmişti.
İçimizde EMİNSU'lardan olan bir binbaşı da olan üç arkadaş bu konuyu tartışıyorduk.
EMNİNSU'dan olan binbaşı, "O iş bitti. Çünkü Kıbrısı çoktan verdik. Biz bir şey yapamayız" dedi.
" Kim vermiş ?.. Ben vermiyorum.. "dedim.
O'da "Menderes verdi" diye cevapladı.
Benim hiç bir yetkim yok, arkamda kimse yok. Ordularım yok. Sen kimsin ki Kıbrıs'ı vermiyorsun.? .Fakat gençlikğim var. 1963 de "Ben kıbrısı vermiyorum" diyorum.

Avrupa'yı görüp tanıyınca kendi kendime dedim ki "Türkiye'de değil İsmet inönü. Bir it bile başbakan olsa..Hizmet edeceğim"diyerek Türki'yeye döndüm.
Döndüğüm gün ben daha uçakda iken İsmet İnönü, Başbakanlığı bıraktı..
Siysset için bir çok yerden teklif aldım. Ben Erbakan Hoca'yı tercih ettim.
Hoca İstanvbul, Ankara gibi secilecek yerlerden aday yapmak istedi. Ben Kars'ı tercih etim.
Fakat hiç ümit yok. Oy kullanıp, aynı gün erkenden milletvekili seçilemeyeceğim diye Ankara'ya geldim. Ancak geldiğimde seçildiğim haberini aldım.Gidip mazbatayı alarak döndüm.
O kuruklu elbiseyi (Frak) Vallahi giymem diye yemin etmiştim.
Hoca, "Meclis Başkanvekilimzi sensin"dedi..Ben yeminimi hatırlatım. Hoca , kefalet verirsin dedi.
Mecburen seçildim. Yinede frak giymemek için bir ay direndim. Meclis Başkanı idare etti. Bundan sonra idare edemem küriye çıkacaksın dedi. Bir emanet Frak bulundu. Ancak onu giymeden Bakan oldun dediler. Frank gime mecburiyetinden kurtuldum. Allah nasip etti, CHP -MSP kolalisyonunda hiç aklımda yokken Sanayi Bakanı oldum.

G- 5 HATI ( ATİLLA HATTI)
Birden bire Kıbrıs olayları başladı.

1974 'de yine "Ben vermiyorum"dedim.
Bu defa bakanlar kurulu üyesiyim. Kararlar ittifakla çıkmak zorunda. O yüzden "Ben vermiyorum" deme hakkım var.
Kıbrıs meselesi önümüze gelince Asker,
- "Bize çık emri verirseniz beş günden önce dur demeyin. Aksi halde belirlenen hedefe ulaşamaz isek, yeniliriz. Ordunun maneviyatı kalmaz. Kıbrıs'ı değil Türkiye'yi de kaybedebiliriz. Yunalılar Türkiye'yi istila eder " diye bilgi vererek "G-5 hatını (Atiila Hattı) tutunca dur diyeceksiniz. En büyük tehlike Birleşmiş Milletlerdir
(BM).BM, ateşkese uymaz isek müdahele edebilir. Bunun örnekleri Kore de vs yaşandı. Harp, BM ile olur.."dediler.
Ne yerli ve yeterli silahımız var ne bir şey.
Çok tartışmalar oldu.
Çıkma kararını verdik..
Fakat meclis tatilde. Dünya'nın gözü üzerimizde ..Oyalamak (karartma) için Meclis'in toplanaıp karar vermesinin gerektiğini söyledik.
Fakat bazıları da Meclis'in toplanmasına gerek yok. Çünkü zamanında İnönü, meclisten karar almıştı. O karar duruyor. Buna göre işlem yapılır deniyor. Biz de meclis yeni karar alsa ne olur? Tazelenmiş olur. Daha iyi değil mi diyoruz. Oysa Çıkma kararı verildi.
Meclis toplantıya çağrıldı. Meclis öyleden sonra toplanıp görüşecek. Biz çık emrini vermişiz, harekat gece üçde başladı. 10 saat sonra Meclis toplandı.
O gün gece 10'a doğru "Hükümet toplandı.. Seni bekliyoruz" diye haber verdiler.
Ben arabayı çoktan geri göndermişim. Yeni araba gönderdiler gittim.
Gittim ki Ecevit - Deniz Baykal konuşuyorlar... "Tabiii. Dünya ile savaşacak değiliz ya" diyorlar.
Ben bu konuşmadan bir şey anlamadım.

Harakatın 1. günü meclis toplandı. Ecevit, ingiltere'de. O gelsin karar alıncak diye oyalıyoruz. Harekat devam ediyor.

7 GÜNDE TOPLANAMAYAN BM 10 SAATTE TOPLANIP KARAR VERDİ
Dünyada yaşanan büyük çatışmalarda 7 günde toplanamayan BM Güvenlik Konseyi 10 saatte toplanıp "Ateşkes" kararı verdi.

Aleyhimize alınan bu karar için o günün milli Savunma Bakanı (MSB) Hasan Esat Işık, "Bu karar bizim için can simidi oldu. Çünkü roket bitti. BM Güvenlik Konseyi'nin verdiği Ateş Kes kararına uyalım. Ateşkese uyalım, yoksa Türkiye mahvolur" dedi.
Bize bilgi veren askeri uzmanlar; "Elimizde 15 güne yetecek roket var" demişlerdi. Tartışmalar üzerine gelsinler bilgi versinler dedik.Bakanlar Kuruluna bilgi vermek üzere, bir iki general geldi.
Generaller harakatın seyriyle alakalı bilgi veriyorlar. Ben konu uzayınca;
"Paşa paşa Roket..Roket?.. "diye sordum.
Paşalar, "ne roketi?" dediler.
Bunun üzerine Hasan Esat ışık, bana dönerek "Sen paşalara soru soramazsın" dedi.
Bende sen kim oluyorsun da Bakanı azarlıyorsun dedim.
Meğer askerin konudan haberi yok. Roket işi "ateşkese bizi razı etmeleri için kılıfmış"

SANCAR HOCA'YI AZARLADI.
Tartışma uzadı..
Bizim partiden diğer arkadaşlarda ateşlesin hemen uygulanmamasını istiyor. Ancak onlar daha uygun ve alçak perdeden itirazlarını dile getiriyor. Ben daha açık ve yüksek perdeden konuşuyorum.
Bakanların tümü imzalamaz ise karar alınamıyor..O yüzden bizi ikna etmeleri gerek.
Genelkurmaybaşkanı gelip izah etsin dendi. Fakat o, şu an harekatın başında ve çok meşgul biz gidelim daha uygun olur dedik.
Ecevit, beni Genelkurmaybaşkanına götürüyor. Erbakan Hoca'da geldi. Ben Hoca niye geliyor ?. Konu Ecevit'le bemim aramda...İkna edilecek olan benim diye düşündüm.
Oysa Genelkurmaybaşkanı, bakanları değil Parti başkanlarını muhatap alıyormıuş, Hoca o yüzden gelmiş.
Gittik.
Ecevit, bir iki cümle etti.
Hoca bazı şeyler söyledi. Genelkurmaybaşkanı Semih Sancar; "Be adam ne uzatıyorsun.."dedi.

Ben Hocamı azarladığı için adamı elimden gelse boğacağım..
O sırada saat gece 11 suları..
Sancar, "Biz 5 gün verin dedik. Fakat olay hızla gelişti. Yarın 16 da harekatı kesin. Açıklamayı o şekilde yapın.. Aksi halde denize dökülürüz" dedi.
Bakanlar Kuruluna döndük.

ECEVİT, KSİNGER'E SÖZ VERMİŞ
Ecevit, temayül yoklaması yaptı.
Ben Ates kes için el kaldırmadım. CHP'den Orhan Birgit'de kaldırmadı. Fakat baktım Hoca'nın eli yukarda.
Sonra hoca'ya niye kabul ettin dedim. Hoca, ben el kaldırmadım.. Haritayı varılması gereken hedefe daha varılmadı diye göstermek için haritayı kaldırdım dedi.
Genelkurmay Başkanı hedefe ulaştık dedi. Yapılacak bir şey yok..Ateşkes kararı aldık.. Sancar'ın dediği gibi yarın 16'dan geçeri diyeceğiz.
Biz ertesi gün saat 16dan geçeri olmak üzere karar alıyoruz.
Radyolar ise ateşkes başladı diye yayın yapıyor.
Hoca'ya ne oluyor diye sordum. Hoca, "Ne yapayım.. . Adam karısıyla bereberken de yanında olamam ya" dedi.
Meğer daha akşamdan Ecevit, ABD Dışişleri Bakanı Kisınger'e söz vermiş. Ajanslar bunu duyuruyor..

ADANIN TÜMÜNÜ ALACAĞIZ
Hoca basın toplantısı yaparak "Adanın tümünün alınması gerektiğini" söyledi.
Ecevit; "Sayın Doğru, gördün mü?.. Erbakan, Adanın tümünü istiyor ... Almanya ne der. İngiltere neder..Rusya ne der"? dedi.
Bende "Batılıları çok iyi tanırım. Onlar bizim gibi değerlendirmezler. Turan Güneş, müzakere ediyor. Bu sözler çok işine yarayacak. Muhatapları diyecek ki bak adamlar içerde nelerle uğraşıyor. Hiç değilse Turan Güneş'in istekleri daha makul, kabul edelim bitsin diyecekler. Ve Hoca'nın sözleri işimize yarayacak" dedim.

Aradan zaman geçti Evecit, "Şimdi de Almanya, Rusya, İngiltere bizim çekilmemizi istemiyorlar"dedi. Ben de "İyi ya çekilmeyelim. Hoca'nın dediğini yaparak Kıbrıs'ın tümünü alalım"dedim.
Ecevit, "Orada 500 bin Rum var.. Bunları beslemek gerek. Ekonomik açıdan bu yükü taşıyamayız..Bunlar bizi mahveder"dedi.

SANCAR ve BEN
30 Ağutos törenleri için Hoca, MSP'yi temsilen benim gitmemi söyledi.Fakat Hoca'yı azarladığı için ben Sancar'a düşman oldum.. Çok kızıyorum. Nasıl olacak, beni nasıl karşılayacaklar?
Ben emre uyarım. Hoca git dedi, gittim.
Ancak korktuğum olmadı. Sancar bana sarıldı. İçkiliydi. Seni çok seviyorum diye kucakladı.

Kıbrıs hareketı sırasında görük ki elimizde yeterli teknik malzeme yok. Sanayii güçlendirelim
Bunları biz yapalım dedik.. Fakat, "Olmaz .. Biz yapana kadar onlar daha iyisini yapar bizimki demode kalır"diye katrşı çıktılar.
Bu konudaki çabalarımıza askerde aynı gerekçeyle karşı çıktı. Ancak o günün Hava Kuvvetleri Komutanı, bizi destekledi. Böylece askerin sanayiye karşı olumsuz mukavemeti kırıldı. Bu defa siyasiler engel oldu.
Yine de bir çok kuruluşun temeli atıldı.
200 bin doları bulamazken 4 milyar dolarlık yatırım yapıldı.

HOCYA İNANMADIM, İTAAT ETTİM..
Bir çok konuda Hoca'ya bende inanmadım. Fakat itaat ettim. 

Deseydiki aya çık.
Ben elime küreği kazmayı alır kule yapmaya başlarım. Çıkılır çıkılmaz benim meselem değil. Ben gerekeni yaparım.
Yaptıkları çok doğru idi.
Biz temelleri atarken vatandaşda boş durmadı. Verilen teşviklerden istifade ile onlarda sanayi kurmaya başladılar.. Bu gün o sayede iyi notaya geldik.
Ben Hoca'nın hiç elini öpmemiştim..
Bir zaman sonra Hoca (Erbakan) ile ayrı düştük. Benim ayrılmam hata idi. Fakat vefatından bir ay önce gidip helalleşip, elini öptüm..


İMKANSIZI BAŞARDIK
Dünya harp tarihinde;
1 - Deniz çıkarma
2- Hava indirme harekatı
3- İkisinin birlikteliği ile yapılan harekat en zoru..
O kadar gücüne rağmen ABD , Domuzlar Körfezi çıkarmasını yapamadı..
Kıbrıs Harekatın'da her üç tehlike aynı anda mevcut. Başarısızlık halinde Ordumuz mahvalur deniyor. Fakat Allah'a şükür işin zorluuna rağmen ordumuz mahvolmadı..

BİZ KENDİMİZİ TANIMIYORUZ..
Biz gücümüzün farkında değiliz.

Çanakkale'de bütün dünyaya karşı direnip, zafer kazandık. Almanya, yenilince bizde yenik sayıldık.
Herşeyimizle mahvolmuş bir halde iken İstiklal savaşında bu millet yine ayağa kalkıp, İngiliz'e İtalyan'a Fransız'a Yunan'a karşı mücadele etti. Kazandık.

Bizim bir bölük ya da tabur, Rusya'da devrim yaptı.
Karslıyım.. Ardahanlıyım.
O bölgeyi çok iyi bilirim.
Sanıldığı gibi her zaman kar- tipi- boran olmaz. Günlük güneşlik zamanları çoktur.
Enver paşa çok iyi bir plan yapmış.
Veliaht Prens'in kumanda ettiği Rus ordusunu arkadan sarmayı düşünmüş..
Fakat, malesef o gün şidetli soğuk olmuş. Ordumuzun büyük ekseriyeti donarak şehit olmuş.
Ancak planlandığı gibi bir bölük ya da tabur Rus Ordusu'nun arkasından kuşatmış.
Türk ordusu bizi sardı, esas güç gelmeden çekilelim diyen diyen Veliaht prensin komutasındaki koca Rus ordusu arkasına bakmadan soluğu Kafkasya'da almış. Enver Paşa'nın planını uygulayacak eses güç donduğu için Rus ordusunu takip edememiş.
Rusya'nın bu ricatı - Kaçarak çekilmesi- ordularının maneviyatını bozmuş. Ptersburg'da şok etkisi yapmış.
Başkenteki siyasi ve askeri kötü hava, Rusya'da devrim yapılarak ihtilalin gerçekleşmesini, Çarlık Rusyanın yıkılmasını sağlamış.
Kıbrıs Harekatında da Akdenizdeki ABD donanması bizimle çatışmayı göze alamayarak, İtalya'ya çekildi.
O kadar gücü ve dünyanın desteğine rağmen ABD; Irak'a dört yıl savaşıp, tutunamadı..
Biz Haçlılarla bin yıl savaştık ve hep yendik.
Yeter ki içerde birlik olalım..Türkiye'yi yenemeyenler taktik değiştirdi. Bizi yenemeyeceğini iyi bilen Batılılar farklı kılık ve oyunlarla yenmeye çalışıyor.

www.epruli.com 

16.05.2012 11:16:00
ETİKETLER
YORUMLAR


Captcha image
Avatar
Göktürk Karrakuş - 05.04.2014 10:35:43
DELİRDİM! TİB LÜTFEN KALICI OLARAK YİNE AÇSIN!!!!!!!!
ARKADAŞIMA GÖNDER
Adım Soyadım (*)

E-posta Adresleri


";" ile ayırarak birden fazla kişiye gönderebilirsiniz.
Yazacağınız e-posta adresleri başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Notum