Bugün 24.11.2017 - Sitemize Hoşgeldiniz
Önceki Haber
Sonraki Haber
Müthiş bir analiz: Mısır seçimlerinden sınıfta kaldık


Mısır devrimi sırasında Tahrir meydanından yapılan canlı yayınları hepimiz coşku ile izledik ama arkasını getirmedik. Daha sonra başbakanın Mısırlı kardeşlerimize laiklik tavsiyesi üzerine her iki taraftan da hatırlı sayılı kitlelerin yüzü ekşidi, haklı olarak.

Barış Tarımcıoğlu

Sonra Suriye fitnesi ateşlendi.

Ve Mısır’ı unuttuk.

Tüm Türk medyası olarak Mısır ve seçimleri konusunda sınıfta kaldık.

Özellikle dış basında bu sıralar o kadar çok Mısır seçimlerine dair haber ve analiz çıkıyor ki, her birini takip etmekten yorulduk, bazıları ilginç tespitlerde bulunuyor, bazıları klasik İslamofobi tınısıyla Müslüman kardeşlerin veya Selefilerin ülkeyi karanlık çağlara götüreceğini ispatlamaya çalışıyor. Bazıları ise sokaklara muhabirlerini yollamış harıl harıl Mısır halkı ne düşünüyor anlamaya çalışıyor.

Biz ise hayıflanarak kendi medyamızda bırakın “saha haberciliğini”, kıdemli yazarlarımızdan bu konuda hiç bir yorum okumuyoruz.

Çok mu zor Mısır’a muhabir yollayıp insanlara bir kaç soru sormak?

Mübarek devrilirken naralar atıp sonradan Mısır halkını unutmak niye?

Mısır hakkında bir şeyler öğrenmek için maksatlı analizler yazan batılı kaynakların satır aralarını deşifre etmek zorunda mıyız?

MiamiHerald gibi ABD’nin “plaj ve sayfiye eyaleti” yöresinde yayınlanan bir gazetede geçen dünyaca meşhur kamuoyu araştırma şirketi Gallup’un araştırmasını okuyoruz. Müslüman kardeşlerin adayı 3. sıraya gerilemiş. Daha önceden yine batılı ajanslardan Müslüman kardeşlerin aday göstermeyeceğini okumuştuk.

Aynı araştırmaya göre Selefiler destek kaybetmişler.

Parlamentodaki sandalyelerin şu an için önemi yok, zira Mısır’da anayasa yazılmadı henüz.

Washington’da yayınlanan siyasi bir gazete olan McClatchy’i duymuş muydunuz?

Biz yeni duyduk.

Uzun bir analiz yayınlamış, Mısırlı dört seçmenin görüşlerini yazmış seçimler ile ilgili. Biri “İslamcı”, biri Hristiyan, biri Çiftçi, biri de devrimci.

Böyle profiller çizmek kolonyal dönemden kalmadır diyeceğiz ama utanıyoruz, gazete en azından uğraşıp dört Mısırlı vatandaş ile mülakat yapmış.

Biz de bu aralar Suriye’ye gömüldük, hadi bahanemiz hazır, 900 küsur kilometre sınırımız var. Kahrol Esad dedikçe acaba içimizdeki şeytanlara mı lanet okuyoruz? Esad gidince biz de aynen Mısır örneğinde olduğu gibi Suriye’yi unutacak mıyız?

AFP’ye göre ise Muhammed Mursi, Müslüman kardeşlerin adayı, ve seçimi o kazanacak. Mursi binlerce destekçisinin önünde konuşurken, “seçilirse ülkeye teokrasi getirmeyeceğini” söylemiş. Mısırlı bir siyasinin teokrasi sözcüğünü kullanıp kullanmadığını bilmiyoruz, AFP’nin geçtiği haber de bir de ek olarak seçimlere hile karışma ihtimalinden dem vurulmuş.

Biz hangi adayı destekleyelim, yoksa ne olursa olsun “Mısır halkının yanındayız” bahanesine mi sığınacağız?

“Mısır’da devrim filan olmadı, kim seçilirse seçilsin askeri yumruklar konuşacak” diye bir görüş de hakim. Askerlere yapılan “saldırılar” onların elini güçlendirmiş sadece.

Bir de bu seçimler ile ilgili PressTv’nin çok ilginç iddiaları var. O da MI5 ajanlarının kendi destekledikleri aday için seçim propagandalarında bilfiil rol aldıkları.

Her ne olursa olsun bizim elimizden Mısır halkı için dua etmekten başka bir şey gelmiyor.

Ancak çok kolay Osmanlı naraları atanlar düşünsün, neden Mısır konusunu bir anda yüz üstü bıraktık?

Çok mu romantiğiz, çok mu maymun iştahlıyız söz konusu dış siyaset olunca?

Hadi şimdiye kadar “tencere boş” diyen halk kitleleri vardı, artık ekonomi de düzeldi, neden hala kitlesel anlamda “dış siyaset” ilgi görmüyor?

Hala mı “yurtta sulh cihanda sulh” sözünü yanlış yorumlayıp kafayı kuma gömüyoruz?

Bizce Mısır seçimler konusunda medya olarak sınıfta kaldık.

Kalabalıklar sokakta paldır küldür birşeyleri devirirken destek olmak kolay, belki de milletçe mizacımıza uyuyor.

Mısır halkı da masada kaybetmek üzere, bizim de adetimiz olduğu üzere söz konusu masada kazanmak olunca nasıl biz bunu beceremiyorsak dostlarımıza da yardım edemiyoruz.

PressTv’nin “MI5 ajanları seçim standlarında” haberine dudak bükenlere Edward Said’in Orientalism kitabını öneririz.

İngiliz ajanları zaten 150 senedir hiç terk etmediler ki Mısır’ı.

Belki de biz hiç feth etmedik Mısır’ı, öyle zannettik.

“Nara atmayı bildiğimiz kadar siyasi analiz yapabilmeliyiz sözü” bize klişe geldiği sürece Arap baharına verecek hiç bir şeyimiz olmaz, bölgemiz fokurdamaya devam eder, bizim motorlarımız da hararet yapmaya.


www.haricihaber.com 

30.05.2012 12:08:00
ETİKETLER
YORUMLAR


Captcha image
Avatar
O. Erhan Keskin - 10.03.2014 02:07:07
Çocukları ve gençleri sadece pornodan mı koruyacağız? Hırsızlardan, yolsuzlardan; sapıklardan; uyuşturucu tacirlerinden; trafik kazalarından vs. korumak için neden bir şeyler yapmıyorsunuz? Porno içerikli sitelere aileler önlem alabilirler? Tek derdimiz bu mu? Fuhuş sokak aralarına kadar indi. Siz ne diyorsunuz?
ARKADAŞIMA GÖNDER
Adım Soyadım (*)

E-posta Adresleri


";" ile ayırarak birden fazla kişiye gönderebilirsiniz.
Yazacağınız e-posta adresleri başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Notum