Bugün 24.11.2017 - Sitemize Hoşgeldiniz
Önceki Haber
Sonraki Haber
Akif Emre İktibas’a konuştu


İktibas Dergisi Mart sayısı ile okurlarının karşısına çıktı. 399. sayısı ile yeniden merhaba diyen İktibas bu ay yine zengin içeriği ile dikkat çekiyor.

Akif Emre Röportajı

Derginin önemli kalemlerinden Şükrü Hüseyinoğlu, bu ay önemli bir röportaja imza atıyor. Hüseyinoğlu, İslami camianın yakından tanıdığı gazeteci-yazar Akif Emre ile konuşuyor. Akif Emre, 28 Şubat süreciyle başlayan ve ardından AKP’nin iktidarıyla birlikte önü alınamaz bir hal alan zihinsel dönüşümler, AKP üzerinden sisteme eklemlenme süreci, İslamî değer yargısı ve iddiaların giderek yerini liberal söylemlere terk etmesi, kapitalistleşme eğilimlerine tepki olarak ortaya çıkan ve ‘İslamî sol’ olarak nitelenen eklektik söylemler, Uludere hadisesi, MİT krizi, ‘Arap Baharı’ olarak nitelenen bölgemizdeki hızlı değişimler, Suriye’de yaşananlar, İran’ın Suriye konusundaki tutumu gibi birçok konuda görüşlerini açık ve net bir biçimde ortaya koyuyor.

İktibas’ın YORUM bölümünde, büyük bir hızla dönüşen Türkiye ve dünya gündemi ‘Sistem-içi Mücadele Sürecinde Pozisyon Kaymaları ve Krizler’ başlığı altında tartışılıyor. MİT-PKK görüşmelerinin planlı olarak kamuoyuna sızdırılması ile başlayan süreç, Liberal sol ile hükümet arasındaki gerilim, Cemaat-AKP arasındaki çatışma, Ilımlı-Laiklik zemininde inşa edilmeye çalışılan yeni Türkiye modeli bu bölümde detaylı olarak yorumlanıyor.

Göğsün açılması/ferahlatılması anlamına gelen Şerh-ı Sadr teriminin tanıtıldığı KAVRAM bölümünün ardından Atasoy Müftüoğlu’nun ‘Tarihsel Zamanları Etkilemek’ başlıklı yazısı geliyor.

Atasoy Müftüoğlu yeni yazısında; “Bizler Müslümanlar olarak, hayatımız boyunca yüklendiğimiz sorumluluklarla, ürettiğimiz içerik ve eylemlerle tarihi belirleriz. Allah’ın (c.c.) iradesini tarihe yansıtacak bir bilinci, bir duyarlılığı, ahlakı, çabayı, mücadeleyi, eylemi, içtenlikle, kararlılıkla, cesaretle sürdürmediğimiz takdirde, İslamî ilgilerimizin, ibadetlerimizin bir değer taşımayacağını bilmeliyiz.” vurgusunu yapıyor.

Şubat ayına damgasını vuran ‘Dindar gençlik’ tartışmasına Mehmed Durmuş da bu ayki yazısı ile katılıyor. Durmuş, yaşanan tartışmaların meselenin önemini gösterdiğini belirterek, “bu önemin ne olduğu?”; “Başbakan ne istiyordu, karşıtlar ne tepki verdiler?”, “Devlet dindar nesil yetiştirebilir mi?”; “Hangi ‘din’ (hangi İslam) esas alınarak dindar nesil yetiştirilecekti?”; “Müslümanlar olarak bizlerin bu meseledeki tavrımız ne, tarafımız neresi olmalı?” sorularına net yanıtlar veriyor…

İktibas’ın Mart sayısında ayrıca ‘Küreselleşmenin Geleceğinde Dinin Etkisi’ başlıklı yazısı ile Abdullah Metin, ‘Değişim Algısının Değişimi’ ile Mustafa Bozacıoğlu, ‘Çağın İlerisinde ve Gerisinde Olmak ya da Hakka Yakın Durmak’ ile Bünyamin Zeran, ‘Dışarıda Kalarak İçinde Yaşamak’ ile Talat Özhan, ‘Müslüman Olarak Yaşlanmak’ ile Hikmet Ertürk, ‘Ahlak(sız) Müslümanlık mı?’ ile Elmas Şahin dergide bulunan diğer yazılar. Sanat Edebiyat’ta ise Mehmet Mortaş ve M. Akif Şahin’in denemeleri ile Dilek Buz imzalı öykü dikkat çekiyor.

07.03.2012 22:51:00
ETİKETLER
YORUMLAR


Captcha image
Avatar
Abdoulaye - 18.11.2014 09:17:56
Duzdur ki islamda telaq var amma islam pyloxsogiiasi bosanmaq isdeyen sexslere son ana qeder gozel meslehetler verir ki onlar ayrilmasinlar cunki bu qanunun islamda olmasina baxmaya Allahtalanin telaqdan xoslanmadigi da islamda var axi biz niye onu nezere olmiriq ki islam bize evlenmey ucun qarsi terefi tanimaq ucun azadliq vermis ve iki terefin biri biri ile gorusub sohbet etmesine cercive daxolinde icazeni ele ona gore vermisdir ki sonra bele bosanma meseleri ortaya cixmasin İnseallah muselman baci ve qardaslarimiz evlemmezden evvel qarsi terefi gozel taniyandan sonra evlenerler ta islam aleminde bosanmalar olmain
ARKADAŞIMA GÖNDER
Adım Soyadım (*)

E-posta Adresleri


";" ile ayırarak birden fazla kişiye gönderebilirsiniz.
Yazacağınız e-posta adresleri başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Notum