Bugün 25.09.2017 - Sitemize Hoşgeldiniz
Önceki Haber
Sonraki Haber
Bu muhabbet kaçmaz!


SERVER VAKFI, hiç aralık vermeden sürdürdüğü "ÇARŞAMBA SOHBETLERİ"ne; Ankara'nın yaşadığı en karlı ve ayaz gecelerinden birinde bile ara vermeyerek Ragıp Karcı'yı konuk etti.

"Modern zamanlar, insanın eşyanın egemenliğine terk edildiğini küreselleşme dalgasının sürüklediği yükselen değerler adına her şeyin kirlendiği bir yok oluşu oluşturuyor. Bilginin enformasyonunun sınır tanımayan baskısı insanı tek boyutlu dünyevi bir varlık haline getiriyor. İnsanımız resmi paradigmaların şemalarına sokulmak, vesayet altına alınmak isteniyor. İnsanın fizik ötesi duyarlılığını yok sayan dayatmalara karşı kendiliğinden, sivil inisiyatif kullanabilecek Onun manevi - aşkın boyutunu öne çıkarabilecek birliktelikler de bu dayatmalara karşı en mukavemetli "direnç hattı"nı oluşturacaktır.

Server, bir "direnç hattı"dır
İnsanı yok sayan sınırları aşabilmek, insan ait olduğu yeri gösterme çabasıdır ki insanı reflekslerin henüz ölmediğini de öne çıkaracaktır. Manevi boyutundan soyutlanmış, dayatmacı ve metalik bir yaşam biçimine karşı hâlâ var olan insani "direnç hattı" nı oluşturuyor.

Server Vakfı; Çürümenin, bozulmanın ve yabancılaşmanın kuşaktan kuşağa aktarılacak değer haline geldiği günümüzde, "direnç hattı"nı sürekli kılmak istiyor.

Server Vakfı ; "İnsanı insanın kurdu" haline getiren modernist yok ediciliğe karşı "direnç hattı" nı oluşturma çabasını sürdürüyor. Bu "direnç hattı", mekanik ve metalik olamayan insani bir dünyanın kapısını aralıyor. İnsani duyarlığa sahip, insani refleksleri diri ve canlı sizlerle birlikte bu "direnç hattı"nı sürekli kılalım!" şeklinde kendini tarifleyen SERVER VAKFI, hiç aralık vermeden sürdürdüğü "ÇARŞAMBA SOHBETLERİ"ne; Ankara'nın yaşadığı en karlı ve ayaz gecelerinden birinde bile ara vermeyerek Ragıp Karcı'yı konuk etti.

Ayaz Ankara gecesinde insanların ruhunu ısıtan sıcak bir muhabbet tadında devam eden ve "Sanat Ve Medeniyet Meseleleri" konusunun işlendiği sohbeti. konuşmada, sanat… Şiir… Roman... Hikaye… Türkü gibi edebiyat ürünleri ele alındı. Şair, yapımcı - yönetmen, saz üstadı Ragıp Karcı'nın etkilendiği coğrafya ve insanlar yâd edildi. Konuşmanın sonunda Ragıp Karcı ve dinleyenlerin dugulu anlar yaşanmasına neden olan Şairin "Adın Söylendi" isimli naaatı seslendirildi.

Farklı kültür ve fikir çevrelerinde değişik algılarla bilinen… Kiminin "Yezit Dede", kiminin "saz yapım ustası" , kiminin saz ve söz üstadı diye bildiği... Kendi deyimi ile "entelektüel olmayan" fakat toplumu şekillendiren önder insanların tanıyıp, onların dizleri dibinden ayrılmayan Ragıp Karcı; şiddetli soğuk dolayısıyla katılamayanların "keşke katılsaydım" diye hayıflanacağı "katılanlarında iyi ki" gelmişim dediği, özellikle üniversite gençliğinin ilgisini çeken muhabbet tadındaki konuşmasında sanatta kullanılan "dil"e dikkat çekti

DİL, MEDENİTETİMİZE AİT OLMALI
Dilin sanatı ifade etmede bir araç olmasından öte manalar taşıdığını söyleyen Karcı; "Lisan tek başına bir sanat, medeniyet inşa etmeye yaramaz. Dil meselesi sadece kelam etmek meselesi değildir. İdrak meselesidir. Dil; irfan, idrak meselesi. Dil, sanatçının içinden çıktığı toprakların, coğrafyanın dili olursa insanları etkiler. Yoksa insana tesiri olmaz. Dilden kasıt, sadece konuşma aracı olmadığını, aynı dili konuşmasalar bile farklı milletlerden olan insanların ortak değerlerini, yaşanmışlıklarını ve ruh iklimini ifade biçimidir. Sadece bizde değil batılı büyük sanatçılarda da o toprakların dili etkili olmuştur. Bunu Çaykovski 'de... Dostoyevski’de ve başka batılı önemli sanat adamlarında görmek mümkündür. Çaykovski; bir eserine borazanla başlar. Bunu evinin karşısında askeri kışla olmasına borçludur. İşte o toprağın dili derken bu tür etkilenmeden ve onu sanatında kullanmayı kastediyoruz. Orhan Pamuk'un eserlerinde coğrafyanın dilini bulamıyorsunuz. Onlar sadece Türkçe kelimelerle yazılmış şeyler. O nedenle Orhan Pamauk'un romanları Türk romanı değil, Türkçe yazılmış romanlardır. Müzik evrenseldir. Fakat size kendinizden bir şey hatırlatması gerek… Hatırlatıyorsa o toprağın ruhundan, medeniyetinden etkilenmiş demektir."dedi.

Dinin sanat üzerinde büyük etkisinin olduğuna dikkat çeken Karcı, "Allah her milleten insana melal vermiştir. Acı, hüzün keder, sevinç gibi şeylerde sebep aranır. Melalde sebep aranmaz. Melal, bağlandığımız nebi ile ilgilidir. Bizim bu kadar sıkıntı çekmemize, bu kadar fitneye rağmen bir birimizi boğazlamamamızın nedeni Muhammedi melaldir." diyerek şöyle konuştu:
Medeniyet dini merkeze alan bir hayat biçimi. Din deyince o toprağa bağlı hissediyoruz. Şairi bir cesede benzetirsek, eğer o cesede üflenen ruh, kendi medeniyet temellerine ait değil ise o şairin ürünü şirinde nesebi sahih değildir. Bu gün her alanda eser veren sanatçılarda, medeniyet idrakinde sıkıntı var.

SANAT OLARAK KENDİMİZE AİT İDRAKE DÖNMELİYİZ
Bu gün sanat alanında kısırlık yaşıyorsak bunun sebebi kendi köklerimizden kopuş yüzündendir. Sanat olarak kendi idrakimizin ürünlerini ortaya koymalıyız. -Müslümanlık 1500 yıldan beri var. İslam Hz. Âdem ile başlar.- Müslüman; Müslüman’ca söyler. İslamcılık ise kökü yüz-yüz elli yıllara varmayan ve batı tesiriyle ortaya çıkan bir anlayış. O nedenle İslamcı, sanat ürünü ortaya korken karşıyı kurtarmak, onları eğitmek ve vatana hayırlı evlat Yetiştirmek için çabalar. Vatanı kurtarma, başkalarını kurtarma peşinde kendini feda ettim diyor. Oysa kendine tahammülü yok…

MEDENİYETEİMİZLE BAĞ KURMALIYIZ
Bizim sanatçılarımızın ürünlerinde ima vardır. Çünkü ima etmek bizim milletimizin temel hususiyetidir. Yazının değişmesi, Türk milletini medeniyetinden koparma ve kendine yabancılaştırma hareketidir. Bu gün ecdadın yazdıklarını anlama şöyle dursun okuyamıyoruz. O eserleri anlayan değil sadece bu günkü yazıya çevirenler prof oluyor. Bize düşen görev, o yazının bize ima ettiği medeniyetle bağ kurmaktır.

www.epruli.com

01.03.2012 15:29:00
ETİKETLER
YORUMLAR


Captcha image
Avatar
ersin elubol - 09.03.2014 01:52:59
Haberde 2 satırlık bilgi var ama ayni seyleri farkli farkli kelimelerle yazıp koca bir sayfa yazi yazmislar. İçerik olusturuculariniza az parami veriyorsunuz? Arkadaslar okumayin bu siteyi! Sikayetvar.com ve ebru gundes facebook fan page de yayinliyorum tellal.com u.
ARKADAŞIMA GÖNDER
Adım Soyadım (*)

E-posta Adresleri


";" ile ayırarak birden fazla kişiye gönderebilirsiniz.
Yazacağınız e-posta adresleri başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Notum